Ana içeriğe atla

Bir bacak yatağın dışına çıkamaz / Maurice Nicoll

Uykudan uyanma sürecinde, bir şey diğer bir şeye bağlıdır. Bir bacak yatağın dışına çıkamaz; ayağa kalkmak istiyorsanız tüm bedeniniz yatağın dışına çıkmalıdır. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bu, Ay'ın seni yemesine bir örnektir. / Maurice Nicoll

Bir seferinde Bay Ouspensky ile oturuyorduk. Sessizdik. Bir gülümsemeyle bana baktı ve niçin bu kadar üzgün olduğumu sordu. Üzgün olduğumu bilmiyordum, dedim. O dedi ki: “Bu bir alışkanlıktır. Uzakta üzücü şarkılar söyleyen bazı ‘ben'leri dinliyorsun, belki sözleri olmayan bir şarkı, belki de sözleri unuttun. Onu gözlemlemeye çalış. Senden kuvvet alıyor ve bu, tam anlamıyla faydasızdır.” Ve ekledi: “Bu, Ay'ın seni yemesine (tüketmesine) bir örnektir."

Çünkü negatif bir şekilde çalışmak yararsızdır. / Maurice Nicoll

Çünkü negatif bir şekilde çalışmak yararsızdır. Bir insan sadece bir tür sevinç, biraz neşe ve memnuniyet hissi ya da biraz hakiki etkilenme ya da istekle çalışabilir ve kendisinde bir varlık değişimi meydana getirebilir. Örneğin, korku bu şekilde hareket etmeyecektir. Bir insan gerçek bir bilgiye sahip olabilir fakat ona değer vermedikçe, ondan sevinç duymadıkça, o bilgi kendi üzerinde bir etki meydana getirmeyecektir. Onun üzerinde işlemeyecektir çünkü bir insan sadece sevgisi vasıtasıyla hakikat ile adeta birleşir ve bu şekilde varlığı değişir. Fakat o kişi negatifse, o zaman sevgi hayatı -yani duygusal yanı- yanlış bir durumdadır ve bu durum, o kişinin korku içindeyken iradesine karşı bir şey yapmaya zorlandığını hissetmesiyle aynı olacaktır. Bir şeyi isteyerek, onu yaparken bir sevinç duyarak yapmak içinizde bir değişim gerçekleştirecektir. Ve bir insan kendi çilesini -yani en sonunda kendi içinde gözlemlemeye başladığı bazı güç şeylerin yükünü- kaldırmaya başladığında ve bunu bö...

Kendini Gözlemleme / Maurice Nicoll

Yalnızken ille de iyi arkadaşlar arasında olduğunuzu düşünmeyin. En kötü arkadaş grubu içinde olabilir ve henüz kendi içinizde nerede olduğunuzu ve nasıl bir grubu beslediğinizi gözlemlemeyi düşünmemiş bile olabilirsiniz. En negatif ve en tehlikeli “ben”leriniz, siz yalnızken ortaya çıkabilir. Sadece tamamen yalnız olduğunuzda, hiç kimsenin bakmadığını hissettiğinizde ortaya çıkan oldukça iyi yazılmış şarkılara sahip olabilirsiniz. Tamam ama siz bakmalısınız. Sırf kapı kapalı diye, hiç kimsenin bakmadığını asla hissetmemelisiniz. Sırf yalnız olduğunuz için kendi içinizde istediğiniz gibi davranabileceğinizi ve en kötü negatif “ben'Terinize izin verebileceğinizi asla hissetmemelisiniz. Bu bağlamda, kendinize karşı sorumluluğunuzla ilgili tamamen yeni bir fikri tarlaya sürmelisiniz. Ortada hiç kimse yok diye içinizde uykuya gidebileceğinizi ve tüm içsel negatif konuşmalarınızdan zevk alabileceğinizi düşünmek, bu Çalışma’nın ne anlama geldiğiyle ilgili gerçek fikre sahip olmamak, dem...

Nefes / Maurice Nicoll

Akciğerler kendi başına bir şok veremez. Bunu yalnızca Hava'yı içeri alarak yapabilirler. Hava da kendisini alan bir şey olmadıkça bir şok veremez. Hava, Akciğerlere gelir ve daha sonra en kıymetli parçası (oksijen) se­çilir ve Kan Dolaşımına karışır. Geri kalanlar (azot ve karbondioksit) reddedilir. Bütün yaratılmış şeyler şoklar ile çalışırlar. Bu şoklar olmasaydı ölmeye başlarlardı. Bedenin yaşamasını mümkün kılan bir mekanik şok -hava şoku- alırız.  Neden nefes alıp veririz? Nefes alıp vermeden yaşayabilir miyiz? Nefes alıp vermek, içimizdeki mekanik bir şey midir, bizim adımıza düzenlenen bir şey midir, hazır sunulan bir şey midir? Ama İnsan'da kullanıma hazır olarak verilmeyen birçok şey bulunur. İnsan kendi kendini geliştiren bir organizma olarak yaratılır ve bunun ne anlama geldiği üzerine düşünürseniz, insana her şeyin kullanıma hazır sunulmadığını fark edersiniz. Belirli bir noktaya kadar her şey kullanıma hazır sunulur ama bu noktanın ötesinde her şeyin kullan...

Sanki kendimizle aramızdaki garip, küçük, üzücü özel ilişkiler gibidir / Maurice Nicoll

Istıraplarımızı sık sık, kolay anlaşılır ve anlaşılmaz şarkılarla ifade ederiz. Dikkatinizi buraya çekmek istiyorum: Biz daha neler olduğunun farkına varmadan kolaylıkla kuvvet kaybetmemize neden olabilecek bu içsel, anlaşılmaz şarkıları gözlemlemeye çalışmalıyız. Sanki kendimizle aramızdaki garip, küçük, üzücü özel ilişkiler gibidir bunlar; bizden kuvvet çalarlar ve alışkanlık olduğu için farkına varamayız.

Negatif olduğumuzda sadece hoşa gitmeyen şeyleri hatırlarız / Maurice Nicoll

Negatif olduğumuzda sadece hoşa gitmeyen şeyleri hatırlarız: Negatif değilken bunların hepsini unuturuz. Dışsal hareketlerimiz açısından adil davranışın anlamına dair bazı fikirlerimiz vardır. Fakat kendi içimizde de başkalarına karşı adil olmak zorundayız ve bu aslında, dışsal kale alma formunu alan kendi üzerinde çalışmadır. Başka bir insan hakkında, iradi olarak şuura girmesine izin verdiğiniz bir grup hoş olmayan düşünce ve duygu büyümeye başlayabilir. Hem kendinizin hem de diğer insanın hatırı için bir şeyler yapılmalıdır, yani adeta içinizdeki bu hoş olmayan ve güçlü materyali nötralize etmek için kendi üzerinizde çalışmalısınız.

İnsanlar arasındayken negatif “ben’lere uymuyor fakat tek başımızayken onlara izin veriyorsak ne yaptığımızı sanıyoruz? / Maurice Nicoll

Hayatta dışsal görünüşümüzü koruruz. Fakat Çalışma'da durum tamamen farklıdır. Çalışma sizin içinizde, kendi içinizde, düşüncelerinizde ve hislerinizde ne olup bittiği hakkındadır. Yalnız kaldığımızda kendi üzerimizde içsel çalışma ile, sıklıkla tüm bir dışsal durumu değiştirebiliriz. Fakat içsel samimiyet olmadan ve içimizdeki hangi “ben’lerin yalan söylediğini veya şeyleri çarpıttığını vs. gözlemlemeden bunu yapamayız. Bazı insanlara karşı negatif olmamak için bir hedef edinebiliriz fakat yalnızsak ve hoşlandıkları şeyleri söylemeleri için negatif “ben'lere izin verip onlarla özdeşleşmemek için hiç çaba göstermezsek, samimi bir şekilde çalışmıyoruz demektir ve birkaç haftalık bir çalışmayı birkaç saniyede mahvedebiliriz. İnsanlar arasındayken negatif “ben’lere uymuyor fakat tek başımızayken onlara izin veriyorsak ne yaptığımızı sanıyoruz?

Bu Çalışma’nın büyük amaçlarından biri Duygusal Merkezi uyandırmaktır. / Maurice Nicoll

Çalışma’da, dışsal kale alma hayattakinden daha derine gitmelidir. Aslında Duygusal Merkezin arındırılmasıyla ilgilidir. Bu Çalışma’nın büyük amaçlarından biri; negatif duygular, egonun tüm küçük duyguları, kibir, kendini beğenme vs. ile uyuşturulmuş olan Duygusal Merkezi uyandırmaktır. Dışsal kale alma (Çalışma anlamında) şuurlu çaba gerektirir, oysa içsel kale alma mekaniktir, yani hiç çaba gerektirmez fakat kendi kendine devam eder ve aynen negatif duygularda olduğu gibi kendi kendine büyür.

Enegram / Maurice Nicoll

Geleceğin şimdiyi etkileyebileceğine dair hiçbir fikrimiz yoktur. Cumartesi olacak belirli şeylerin bir şekilde Salı günü olanlarla bağlantılı olduğunu ve sonuç olarak Perşembe günü başıma gelenlerin, zamanda günler dizisi içinde henüz ulaşmadığım Cumartesi'den dolayı olduğunu düşünseydim, kesinlikle çok şaşırırdım. Doğal olarak -duyularıma göre- bir günün diğerini izleyeceğini ve dünün tesirlerinin sadece bugünü ve yarını etkileyeceğini düşünürdüm. Gerçi, daha derin düşünerek durumun böyle olmadığını fark edebilir ve şaşkınlığıma son verebilirdim. Bugün yaptığım bir şeyin yıllar sonraki beni etkileyebileceğini bile düşünmeye hazır olurum.