Çünkü negatif bir şekilde çalışmak yararsızdır. Bir insan sadece bir tür sevinç, biraz neşe ve memnuniyet hissi ya da biraz hakiki etkilenme ya da istekle çalışabilir ve kendisinde bir varlık değişimi meydana getirebilir. Örneğin, korku bu şekilde hareket etmeyecektir. Bir insan gerçek bir bilgiye sahip olabilir fakat ona değer vermedikçe, ondan sevinç duymadıkça, o bilgi kendi üzerinde bir etki meydana getirmeyecektir. Onun üzerinde işlemeyecektir çünkü bir insan sadece sevgisi vasıtasıyla hakikat ile adeta birleşir ve bu şekilde varlığı değişir. Fakat o kişi negatifse, o zaman sevgi hayatı -yani duygusal yanı- yanlış bir durumdadır ve bu durum, o kişinin korku içindeyken iradesine karşı bir şey yapmaya zorlandığını hissetmesiyle aynı olacaktır. Bir şeyi isteyerek, onu yaparken bir sevinç duyarak yapmak içinizde bir değişim gerçekleştirecektir. Ve bir insan kendi çilesini -yani en sonunda kendi içinde gözlemlemeye başladığı bazı güç şeylerin yükünü- kaldırmaya başladığında ve bunu böyle bir ruh haliyle yaptığında sonuçlar almaya başlayacaktır.
Bir seferinde Bay Ouspensky ile oturuyorduk. Sessizdik. Bir gülümsemeyle bana baktı ve niçin bu kadar üzgün olduğumu sordu. Üzgün olduğumu bilmiyordum, dedim. O dedi ki: “Bu bir alışkanlıktır. Uzakta üzücü şarkılar söyleyen bazı ‘ben'leri dinliyorsun, belki sözleri olmayan bir şarkı, belki de sözleri unuttun. Onu gözlemlemeye çalış. Senden kuvvet alıyor ve bu, tam anlamıyla faydasızdır.” Ve ekledi: “Bu, Ay'ın seni yemesine (tüketmesine) bir örnektir."
Yorumlar
Yorum Gönder